Hepimizin en iyi versiyonumuzda olmadığımızı, kendimizi başarısızlığa uğrattığımızı hissettiğimiz anlar vardır. Kendimize olan güvenimiz bizi terk eder ve neden ilk başta kendimizden şüphe etmeye başladığımızı merak ederiz.
Bununla birlikte, sorunlarımızın çoğunun ortak paydası, kendimizi yeterince iyi hissetmememizdir: yeterince zeki, yeterince güzel, yeterince yetenekli, yeterince zengin, yeterince sevimli …
Bu olumsuz hisleri ortadan kaldırmak için her gün kendinize bunları söylemeye ne dersiniz?
Ben yeterliyim.
Evet, yeterlisiniz. Anlamanız gereken tek şey bu. Yetersizlik inancı neredeyse her duygusal problemin altında yatan sebeptir.
Bu noktada zihinle ilgili bazı kuralları anlamak gerekir. Zihnin 3 basit ilkesi vardır.
- Zihniniz tanıdık olanı sever.
- Zihniniz ona ne söylerseniz inanır.
- Zihninize söylediklerinizi değiştirebilirsiniz!
1. Zihniniz Tanıdık Olanı Sever
Bu aşina olanı sevme ve arzulama içgüdüsü, atalarımızdan gelir ve biyolojik olarak düşünüldüğünde mantıklıdır. Bununla birlikte, hayatımızda değişiklik yapmak söz konusu olduğunda, bu kuralı nasıl kendi lehimize çevirebiliriz?
Zihne tanıdık gelenleri yabancı, yabancı gelenleri tanıdık yapmak için zihnimizi nasıl yeniden eğiteceğimizi öğrenmeliyiz. Bu kafa karıştırıcı görünse de aslında oldukça basittir: Dikkatinizi olmak istediğinize odaklayın.
Kendinize yeni bir hikaye anlatın, olmak istediğiniz kişinin hikayesini…
Bu olumsuz, tanıdık düşüncelerin içeri sızmaya başladığını her hissettiğinizde, onları eskiden olduğunuz kişiye değil, şimdi olduğunuz kişiye doğru yönlendirin.
Kısa zaman sonra, beyinlerimiz alışkanlığı sevdiği ve aşinalığı arzuladığı için, bu yeni düşünceler de bizim için bir alışkanlık olacak ve bize tanıdık gelecek.
Buna örnek olarak kilo vermek için çok çabalayan insanların tartıldıktan hemen sonra pizza gibi bir yiyecekle kendilerini ödüllendirdiklerini verebiliriz.
Neden mi? Çünkü pizza onlara tanıdık geliyor. Bu durumda, insanların beyinlerini, tanıdık olanı (pizzayı) düşünmek yerine, zayıf olduklarında ne kadar iyi görüneceklerini düşünmeleri için eğitmeleri gerekir.
Sağlıklı yemek yemenin onları ne kadar mutlu ettiğini düşünmeye başlamalılar ve vücutları için ince ve iyi olma hissine tapmalılar.
Düşüncelerdeki uyumu yakaladığımızda beyinlerimiz bu alışılmadık sağlıklı beslenme alışkanlığını tanıdık hale getirmeye başlar ve tanıdık olan sağlıksız beslenmeyi yabancılar.
2. Zihniniz Ona Söylediğiniz Şeylere Yanıt Verir
Bu kuralı anladığınızda, hayatınızı değiştirebilirsiniz. Zihninize kısır olduğunuzu ve bebek sahibi olamayacağınızı söylerseniz öyle de olur. Bir de bunun tam tersini deneyin.
Sadece doğru “mantra” yı seçmeniz gerekiyor.
Zihninize söylediklerinizle harikalar da yaratabilirsiniz, felaketler de…İyi ya da kötü, zihniniz ne söylerseniz onu dinler. Eğer ben şu konuda berbatım derseniz zihniniz bunu kabul edecektir. Eğer ben bu konuda harikayım derseniz, zihniniz bunu da kabul edecektir.
Bu yüzden iç diyaloğunuza dikkat edin ve zihninizi size hizmet eden ve sizi ileriye götüren ifadelerle beslemeye başlayın.
Kendinizi eleştirmeye ve kendinizden şüphe duymaya başlarsanız, kendinize olumlu telkin verin. Örneğin, her geçen gün kendime daha çok güveniyorum diyebilirsiniz.
3. Zihninize Ne Söylediğinizi Değiştirebilirsiniz
İşte direksiyona oturduğunuz yer burası. Zihninize söylediklerinizden tamamen sorumlusunuz. Ona istediğiniz her şeyi anlatabilirsiniz!
Bununla birlikte, bize kendimizi en çok depresif hissettirenin kendi iç konuşmamız yani kendi öz eleştirimiz olduğunu biliyor muydunuz? Çoğunlukla övgüyü reddetme ve eleştiriyi kabul etme eğiliminde olduğumuzu biliyor muydunuz? Bunun nedeni maalesef eleştirinin zihnimize çok daha tanıdık gelmesidir.
Kendinize yaptığınız övgünün bir başkasının sizi övmesinden çok daha etkili olduğunu biliyor muydunuz?
Kendinize inanmadığınız kaç kez size yöneltilen bir iltifatı kabul edemediniz?
Tüm bunlar göz önüne alındığında, başkalarından duymak istediğiniz şeyler için önce siz kendinizi övmelisiniz.
Zihninize yeni bir hikaye anlatın ve o da size buna göre cevap versin.
Aşağıdaki cümlelerle kendinizi övün:
- Ben ailem için iyi bir evladım.
- Ben zekiyim.
- Ben sevgi dolu ve takdire değer bir arkadaşım.
- Ben etkileyiciyim.
- Cesur, cüretkar ve yaratıcıyım.
Bununla birlikte, hayatınızdaki tüm olumsuzlukları kendinize yabancılaştırın ve olumlu olanları zihninize tanıdık hale getirin.
Aynaya, buzdolabına, masaya, kısacası gördüğünüz her yere “Ben yeterliyim” yazın.
Unutmayın, siz her zaman yeterlisiniz.










