Sıkışmışlık Hissinden Kurtulmanın 3 Yolu

Yapışkanlık, derin bir izlenim bırakan deneyimler için kullanışlı bir kelimedir çünkü bu derin deneyimlerin ortaya çıkardığı duygular bize yapışıp kalırlar. Kendinizi hayal kırıklığı, öfke veya kaygı gibi aynı duyguyu tekrar tekrar yaşarken buluyorsanız, şu anda yaşamıyorsunuz demektir. Geçmiş istenmeyen bir ziyaretçi gibi sık sık aklınıza geliyorsa, kafanızı dağıtmanın üç pratik yolunu öğrenmek için okumaya devam edin.

1. Anda Kalın

Şimdiki an yaratıcıdır çünkü yeni düşüncelerin, duyguların ve ilhamın yolunu açar. Zihniniz, dikkatiniz dağılmadığı sürece doğal olarak şimdide olmak ister. Kendinizi dikkati dağılmış, stresli veya ilgisiz hissediyorsanız, yapılacak en iyi şey kendinizi merkeze almaktır.

Uygulama oldukça basittir. Yalnız kalabileceğiniz bir yer bulun, gözlerinizi kapatın ve birkaç derin nefes alın.

Şimdi dikkatinizi göğsünüzün ortasındaki kalp bölgesine odaklayın. Karın bölgenizi dışarı doğru itecek şekilde doldurarak derin nefes alın. Şimdi nefes verin, 2’ye kadar sayın ve tekrarlayın. Bu kontrollü nefes alma tarzı, merkezde olmanın, gevşemenin ve ana dönmenin en kullanışlı hızlı yollarından biridir.

2. Eski Olumsuz İnançlardan Kurtulun

İnsanlar genellikle cesaret kırıcı, kendi kendilerini yenilgiye uğratan, yargılayıcı ve olumsuz inançlara takılıp kalırlar. Örneğin, kendinizi şöyle düşünürken bulabilirsiniz:

  • Hayat adil değil.
  • Dünya tehditkâr bir yer.
  • Gerçekten sevilesi biri değilim.
  • Hiçbir zaman çekici biri olmadım.

Bu inançlar nereden geldiklerini veya onlara neden inandığımızı bilmeden zihnimizde takılıp kalıyor. Sıkışmışlık hissinden kurtulmanın yolu biraz araştırma yapmaktır. Herhangi bir olumsuz inancı ele alırsanız, aşağıdaki sebeplerden dolayı zihninize yerleştiğini göreceksiniz:

  • Bize söylenen ilk şeye inanırız.
  • Sık tekrarlanan şeylere inanırız.
  • Güvendiğimiz insanlara inanırız.
  • Aksi yönde bir inanç duymadık.

Kötü hissetmenize neden olan olumsuz bir inanca sıkışıp kaldığınızı fark ettiğinizde, aşağıdaki soruları sorun:

  1. Bunu bana ilk kim söyledi?
  2. Çok tekrarlandı mı?
  3. Bana söyleyen kişiye neden güvendim?
  4. Tam tersine inanmak için sebep var mı?

Başka bir deyişle, inancınızı yapışkan hale getiren deneyimleri tersine çevirirsiniz ve onları tersine çevirdiğinizde inanç giderek daha az yapışkan hale gelir. Anneniz size güzel olmadığınızı, babanız ise tembel olduğunuzu söylediyse, neden onlara otomatik olarak güvenesiniz ki? Onların fikirlerini ne sıklıkta duyduğunuz önemli değildir. Artık bir yetişkin olduğunuza göre, fikirleri gerçeklerden ayırabilirsiniz. Başkalarının gözünde ne kadar çekici olduğunuzu gösteren deneyimleri düşünün.

3. Kötü Anılarınızdan Kurtulun

Bir şeylere takılı kalmanın en yaygın yolu hafızada gerçekleşir. Eski yaralar ve travmalar geri döner ve geçmişte yaşanan kötü bir şeyi tekrarlamamamız için bizi uyarır. Hafızanın en yapışkan kısmı, bazı psikologların geçmişten gelen duygusal borcumuz olarak adlandırdığı duygusal yüküdür. Eski kırgınlıklara, şikayetlere, korkulara ve yaralı duygulara inatla tutunuruz.

Bu bize, çözülmemiz için bir ipucu verir. Doğum günü partinize kimsenin gelmediği zamanı hatırlamaya çalışmak yerine, bu anının getirdiği duyguya odaklanın. Anıları silmek zor veya imkansızdır, ancak duygusal borçlar boşaltılabilir.

Yapışkan Duygulardan Nasıl Kurtulabiliriz?

Yapışkan duyguları boşaltmak için aşağıdaki teknikleri kullanabilirsiniz. Duygular doğaları gereği yükselir ve alçalır ve çoğu zaman bir sakinleşme dönemi sizi sakin bir duruma döndürmek için yeterlidir. Ancak yapışkan duygular kendi kendine kaybolmaz. Onları çeşitli uygulamalarla salıvermek gerekir.

  1. Teknik: Devam eden rahatsız edici bir duygu hissediyorsanız, kendinizi merkeze alın ve duygusal yükün azalmaya başladığını hissedene kadar yavaş, derin nefesler alın.
  2. Teknik: Uzun süredir var olan bir duyguyu tanırsanız, geri dönüşünü fark edin ve ardından şöyle deyin: “Bir zamanlar böyleydi ama şimdi o noktada değilim. Hepsi geçip gitti.”
  3. Teknik: Özellikle inatçı bir duyguyla baş başa kaldığınızda, gözleriniz kapalı sessizce oturun ve duyguyu hissetmeye izin verin. Derin bir nefes alın ve yavaşça nefes verin, duygusal enerjiyi vücudunuzdan salıverin. Nefesinizi, toksik duyguyu taşıyan siyah bir ışık olarak görmek yardımcı olabilir.
  4. Teknik: Belirli bir duygu hissetmiyorsanız, moraliniz bozuksa dikkatinizi kalp bölgesine vererek sessizce oturun.

Kalp bölgenizde beyaz ışık hayal edin ve genişlemesine izin verin. Tüm göğsünüzü doldurmak için genişleyen beyaz ışığı gözlemleyin. Şimdi onu boğazınıza, sonra başınıza ve başınızın tepesinden yukarı doğru genişletin.

Tamamlandığını hissedene kadar bu tekniği uygulamak için birkaç dakikanızı ayırın. Şimdi kalbinize dönün ve beyaz ışığı göğsünüzü doldurana kadar tekrar genişletin. Şimdi aşağıya doğru genişlediğini, karnınızı doldurduğunu, bacaklarınıza kadar uzandığını ve nihayet ayak tabanlarınızdan toprağa doğru çıktığını görün.

Bu dört teknik ayrı ayrı veya birbiri ardına uygulanabilir. Ama sabırlı olmak önemlidir. Bir teknik kullandığınızda, tüm duygusal sisteminizin deşarja uyum sağlaması zaman alacaktır.

Bunlar da İlgini Çekebilir